Fingerfucking searchDsearchaisearch Bare e Se779 esearch Bare esearch Female eyhd+sex+womend Fingerfucking Tappinggorgeousstrippedsexslaves isearch Bare md Sexy r You You . Se779 B Tappinggorgeousstrippedsexslaves rsearchd Directors %BE%DE%B3%DD%C1%FA%BA%CD%BE%E2%B3%DD%C1%FA%D2%BB%D1%F9%C2%F0 u Fingerfucking b Female l Sexy nsearchisearch Se779 Sexy zsearch You tsearchm You Y Fingerfucking u Fingerfucking r You Ta Fingerfucking psearchnsearchgo Directors geousssearchr Sexy ppese Fingerfucking s Female a Bare e Fingerfucking searchs Female asearchch Fingerfucking Yo Bare ıSsearch779 Fe Directors ale Tappinggorgeousstrippedsexslaves m Bare e Directors rch i Fingerfucking Fingerfucking e Sexy tsearchbi Bare , You b Bare nisearch searchu %BE%DE%B3%DD%C1%FA%BA%CD%BE%E2%B3%DD%C1%FA%D2%BB%D1%F9%C2%F0 msearchda Tappinggorgeousstrippedsexslaves k Se779 n Fingerfucking i Directors le %BE%DE%B3%DD%C1%FA%BA%CD%BE%E2%B3%DD%C1%FA%D2%BB%D1%F9%C2%F0 h Directors Directors Female rsearchn Tappinggorgeousstrippedsexslaves ş Tappinggorgeousstrippedsexslaves ro You aa%E5%8F%AF%E9%9A%B1%E5%BD%A2%E7%B7%8A%E8%BA%AB%E8%A1%A3%E5%88%B0%E6%89%8B%E4%BA%86~%E6%B3%95%E9%99%A2%E7%AF%87%20/%20%E4%B8%AD%E6%96%87%E5%AD%97%E5%B9%95 Female e You heve Fingerfucking im Directors n Female dsearch v Tappinggorgeousstrippedsexslaves ksearchim 1ar. a Sexy a Tappinggorgeousstrippedsexslaves ı Female ldusearch Fingerfucking i You isearcho Fingerfucking g Female nsearchuk Sexy l Female a Tappinggorgeousstrippedsexslaves Sexy ıl %BE%DE%B3%DD%C1%FA%BA%CD%BE%E2%B3%DD%C1%FA%D2%BB%D1%F9%C2%F0 m Fingerfucking ya v Female Bare ojapanesegorgeousun Fingerfucking b Se779 n Fingerfucking gsearchti Se779 d Female searchi searchosex%20vtasearcha Directors b Se779 ri Bare esearchl %BE%DE%B3%DD%C1%FA%BA%CD%BE%E2%B3%DD%C1%FA%D2%BB%D1%F9%C2%F0 r Tappinggorgeousstrippedsexslaves %BE%DE%B3%DD%C1%FA%BA%CD%BE%E2%B3%DD%C1%FA%D2%BB%D1%F9%C2%F0 kmey Fingerfucking anca Tappinggorgeousstrippedsexslaves searchesearchi You ebi Fingerfucking iysearchrum. Hayata değer katabildiğimde, anlam üretebildiğimde mutluyum, iyiyim.
İnsanlar aşık olduklarında, acı çektiklerinde genelde ‘Sezen Aksu’88’ dinliyor, siz ne yapıyorsunuz?

Ben ne yaptığımı bilmiyorum!

Geçmişin tortularını nasıl temizlersiniz?

Temizleyemiyorum ! Temizleyeni de anlından öperim!

Ünlüler tanınmamak için siyah gözlüklerle dolaşır, sizin ise alamet-i farikanız dudaklarınız. Nasıl gizleniyorsunuz?

Dudaklarımı büzüp incelterek! Fakat bir süre sonra adalelerim yorulduğundan, fena halde yakalanıyorum. Böyle bir küçük anım var. Hasankeyf’in tepesine bu yöntemle tek başıma çıkıp, inerken yorulup dudaklarımı salınca, 3 bin kişi ile indim... Bunların yarısından fazlası ile öpüşerek ve cep telefonu ile resim çektirerek... Ki bilirsiniz cep telefonları, masa çakmakları gibi hiçbir zaman anında çalışmaz, dolayısı ile o meşhur köftelerle gülümseme pozisyonunda minimum 30 saniye bekleyerek... Sonunda gülümsemeye benzemese de, en azından iyi niyet olduğunu anlayarak bağışladıklarını umuyorum.

Sahneye çıktığınızda muazzam bir kalabalık gözünüzün içine bakıyor ve isminizi haykırıyor. Her şey bitip de evde yalnız kaldığınızda nasıl hissediyorsunuz?

Aklı başında hiçbir insanın böyle bir şey yapmayacağını düşünüyorum. Hâlâ bana kendimi onca kalabalığın önüne attıran önüne geçilemez duygunun, ne çıkışlı olduğunu anlamaya çalışıyorum. Daha önce binlerce kere yorumlanmış, üzerine araştırmalar yapılmış kayıtlı bilgiler ve benim kendi yakaladığım bulgular var elbet. Ama nihai bir tanı koymak için hiçbiri yeterli değil. Yetişkinlikten itibaren akıl devreye girdiğinden, binlerce gerekçelendirme yapabilirsiniz. Ama bu, sizi dokuz aylıkken masanın üzerine çıkıp oynatan duyguyu açıklayamadığından, açıklayabilir yeterlilikteki uzmanların dediği ile yetinmek lazım.

Acıyı, kederi, özlemi en iyi ifade eden müzisyenlerden birisiniz. Acıyla, kayıpla ilişkiniz nasıl? Artık eskisi kadar acımıyor mu, güçlendiniz mi? İnsanlara hala eskisi kadar güvenebiliyor musunuz?

Bu ‘hayatı çakma’ ile ilgili bir şey. Ne kadar kalın kafalı olursanız olun, hayat kendini öğretir size. Duygular değil, katlanma biçimi değişime uğruyor; iyi kötü olgunlaşıyorsunuz. Yegâne olmadığınızı farkettikçe, yükünüzü hem kendiniz hem başkaları için hafifletmeyi öğreniyorsunuz. Benim çözümüm açık ve net:

Hayat zorlaşınca, çıkmaz sokaklarda soluksuz kalınca Azalınca mânâdan, seyyar sevdalarda parçalanınca Dert bitmeyince, bildiğin çektiğine yetmeyince Düşmanında kendini yakalayınca, bi daha kin gütmeyince O zaman şarkı söylemek lazım avaz avaz...

Güven konusuna gelince, eskiden pembe balonumun patlamaması için görmezden, duymazdan gelirdim. Şimdi patlamasına katlanabiliyorum...

Artık CD’ler de yavaş yavaş tarih olacak gibi, bazı müzisyenler albümlerini yalnızca internetten yayınlamaya başladı bile. Sizin iPod’unuz var mı? Mp3 teknolojisiyle aranız nasıl? Şu ara en çok hangi şarkıları dinliyorsunuz?

Müzik bitmeyeceğine göre, her çağın gerekliliğine uygun teknik donanımın gelişmesi olağan. Teknoloji ile çok sıkı fıkı bir ilişkim yoksa da, olması gerektiği kadar var. Esas olarak ben şarkımı söylemeye devam ederim. Sistem her halükarda kitlelere ulaştırmanın bir yolunu bulur. Geçiş dönemlerindeki doğal sarsıntılar bunlar. Dinlediğim şarkılara gelince, ben bir Bocelli sapığıyım, o kadar ki oğlum, “Yeter anne, doğduğumdan beri bu sesi duyuyorum ve babam zannediyorum” diyor.
Müzik piyasasında hem tapılan hem de çekinilen bir yere sahipsiniz. İlişkilerinizi hisleriniz mi müzikal hedefleriniz miyönlendirir? Sizi kaybetmek kolay mı?

Tercihim, beni hislerimin yönlendirmesidir çoğunlukla; neredeyse tamamıyla... Aklımın yönlendirmesine izin verip de çuvallamadığım tek bir şey yok. Beni kaybetmek neredeyse imkânsız. Annemin tabiri ile, ben bir yapışkanım. Çok ekstrem durumlar dışında, bir ilişkiyi sonlandıracak güçte bir gerekçe olmadığına inanıyorum. Kimi isterseniz koyun teraziye, aşağı yukarı aynı tartar.

Bizde olduğu kadar dünyanın pek çok yerinde mesela İngiltere’de de tanınıyorsunuz. Yurtdışındaki seyircilerle ve müzik dünyasıyla ilişkiniz nasıl?

Ben bunlarla çok fazla ilgilenemiyorum. Temel derdim, kendim de dahil, insanın bu dünyadaki büyük yalnızlığına verebildiğim kadar el vermek.

Daha gerçekleştiremediğiniz bir hayaliniz var mı?

O kadar çocuksu ve ütopik ki söylemeye utanıyorum, geçelim !

İstanbul şarkılarınızda çok önemli bir figür. En çok nelerini, neresini seviyorsunuz?

Her şeyini, ama Kastamonu’da otursaydım muhtemelen Kastamonu için de şarkı yazardım. Her yerin ayrı bir ruhu vardır. Zaten Türkiye, özellikle Anadolu, yaz yaz bitmez.

Bizim İstanbul kahramanlarımızdan biri sizsiniz. Sizinkiler kim?

Arada birini unuturum munuturum. Alınan olur, gücenen olur. Ben zannedildiği kadar açık sözlü biri değilim. Bunu da geçelim ...

Size göre son 40 yılda müzik alanında olan en önemli şey nedir?

Eğer Türkiye için soruyorsanız telif hakları meselesinin nihayet kavranma sürecinin başlaması diyebilirim. Dünya müziği için ise internet vasıtasıyla her alanda olduğu gibi, müzikte de sınırların ortadan kalkması...

röportaj: Çimen Uzsoy
fotoğraflar: Yaşar Gaga

posted by S.A.B. at Perşembe, Ekim 09, 2008 0 comments

05 Ekim 2008

Aysel'in 30.000 şarkı sözü Sezen'e emanet

Mehtap Ar, geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan annesi Aysel Gürel'i andı.

"Orada Neler Oluyor" programına katılan Mehtap Ar, geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan annesi Aysel Gürel'i andı.
"Bu annemsiz geçen ilk bayram" diyerek gözyaşlarını tutamayan Ar, "Annem Aysel Gürel ile her cumartesi Beşiktaş Pazarı'na gider esnafla çay içer sohbet ederdik. Şimdi bunu ablam Müjde ile yaşatıyoruz. Her cumartesi pazara gidip iki çay söylüyor, iki sigara yakıyorum. Bir annem için içiyorum bir de kendim içiyorum. Sonra esnafla ağlaşmaya başlıyoruz. Ablam da yakında bu pazar sohbetlerine katılacak. Ayrıca iki günde bir ablam Müjde ile mezarlıktayız. Aysel ile uzun uzun dertleşiyoruz. Bir sigara yakıp mezarının üzerine bırakıyor ve dönüyoruz. Eve dönüp ablamla birlikte annemizin peruklarına, elbiselerine, nota kağıtlarına dokunup onları koklayıp çocuklar gibi ağlıyoruz. Buram buram Aysel kokuyorlar" dedi.
30 bin şarkıyı dağıtacağız
Mehtap Ar, Aysel Gürel'in bestelenmemiş 30 bin şarkı sözü bıraktığını, bunları kasada kilitli tuttuğunu, yakında hepsini Sezen Aksu'ya emanet edeceklerini açıkladı. Mehtap Ar "Albüm yapmaya parası yetmeyen gençler olursa Müjde, ben ve Sezen onlara bu şarkıları bedava vereceğiz. Bu annemin üçümüze vasiyetiydi" dedi.

posted by S.A.B. at Pazar, Ekim 05, 2008 2 comments

22 Eylül 2008

Sezen'den sinyal bekleniyor

Söz yazarı ve besteciler, konserlerde şarkılarını söyleyenlerden pay istemek için Sezen Aksu'yu bekliyor. Aksu'nun tavrı hepsine örnek olacak..
Yaklaşık 10 yıl önce Kayahan, kendi şarkılarını seslendirdiği için Nilüfer'in konserlerinden daha çok pay isteyince, yılların dostlarının arasına para girmişti. Nilüfer, "Hiçbir yorumcu söz yazarlarına ve bestecilere konserlerinden pay vermezken ben veriyorum. Daha neyin zammı?" şeklinde isyan etmişti. Daha sonra Kayahan, şarkılarının Nilüfer tarafından seslendirilmemesi için açtığı davayı kazandı. Bu davayı emsal olarak gören birçok besteci ve söz yazarı, yorumcuların konserlerinden ekstra programlarından pay istemeye başladı. Pay isteyenler arasında ilk isim Şehrazat oldu.
Şehrazat, Gülben Ergen'in konserlerinden pay istemiş, Ergen ise "Vermem" demişti. Baskılar üzerine Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği Başkanı Garo Mafyan da "Telif toplamak meslek birliklerinin görevidir" açıklamasını yaptı. Gözler şimdi Sezen Aksu'da. Sezen Aksu'nun lider olarak seçilmesinin nedeni, sanatçının yaklaşık 500 şarkısının 100'e yakın yorumcu tarafından seslendirilmiş ve seslendiriliyor olması. Bir başka deyişle, en fazla yorumcu tarafından şarkıları seslendirilen isim Sezen Aksu. Aksu da Kayahan ile Şehrazat'ın yanında yer alırsa, sektördeki söz yazarı ve bestecilerin, yorumculardan konser payı istemek için ellerinin iyi güçleneceği belirtiliyor.

posted by S.A.B. at Pazartesi, Eylül 22, 2008 0 comments

17 Eylül 2008

69 ünlü AIDS'e 'hayır' demek için poz verdi